Asla Unutmayacağımız, 9 Efsane “Akılsız Telefon” Özelliği

Bugünün akıllı telefonlarından önce, "akılsız telefon" dediğimiz, fiziksel tuşlara sahip olan, dokunmatik diye bir şeyin hayalini bile kurdurtmayan cihazları kullanıyorduk. İşte o günlerde kalsa da asla unutamayacağımız 9 "akılsız telefon" özelliği...

Yukarıda gördüğünüz fotoğraf, bir dönemin efsane telefonu Nokia 3310‘a ait. 2000 yılının sonlarında piyasaya sürüldü ve uzun yıllar boyunca hayatımızın önemli bir parçası olarak hayatını sürdürdü. Hemen herkesin hayallerini süslüyordu ama aynı zamanda “takoz” olarak da adlandırılabiliyordu.

Abone Ol

Tabii ki o dönemin tek efsanesi Nokia 3310 değildi. Akıllı telefonlara henüz geçiş yapmadığımız yıllarda, bu telefonların sunduğu pek çok özelliği “vay be” diyecek kadar hayrandık.

Eğer siz de o günleri yaşadıysanız, o zaman bu yazımız anılarınızı canlandırmak açısından tam da aradığınız şey olabilir. Yok eğer yaşınız gençse ve “TikTok çağında” telefon kullanmaya başladıysanız, o zaman da aşağıda okuyacaklarınız size yine “vay be” dedirtebilir. Ama bu kez, insanlar nelere hayran kalıyormuş diyerek şaşırdığınız için böyle diyeceksiniz.

Şimdi gelin, akıllı telefon çağından önce herkesin sahip olmak istediği, ama bugün neredeyse unuttuğumuz 9 önemli cep telefonu özelliğe birlikte göz atalım…

T9 tahmini metin

O zamanlarda telefonun üzerindeki minik fiziksel tuşları kullanarak mesaj yazıyorduk. Her tuşun üç harfi vardı ve alfabenin son dört üyesi ‘9’ tuşunda bulunuyordu.

Örneğin, ‘B’ harfini yazmak istiyorsanız, ‘B’ye geçmek için 2 rakamına (abc tuşu) iki kez basmanız gerekiyordu. Kulağa can sıkıcı, dolambaçlı bir karmaşa gibi gelse de, o an bu durum bizim için çok normaldi. Üstelik yazdıklarımız için bir de denetleyici özellik vardı: T9… O ana kadar yazdıklarınıza dayalı olarak, yaygın sözcükler arasında kolaylıkla geçiş yapmanızı sağlayan T9, kendi tahmin sözlüğünün sihirli güçleri sayesinde yazdıklarımızı hem kolaylaştırıyor, hem de kontrol ediyordu.

Bugünün akıllı telefonlarından önce, "akılsız telefon" dediğimiz, fiziksel tuşlara sahip olan, dokunmatik diye bir şeyin hayalini bile kurdurtmayan cihazları kullanıyorduk. İşte o günlerde kalsa da asla unutamayacağımız 9 "akılsız telefon" özelliği... | Sungurlu Haber

Anında değişen kapaklar

Nokia 5110’u örnek olarak gösterebiliriz. Eski günlerde, telefonların hem ön, hem de arka kısımlarını kolaylıkla değiştirebiliyorduk. Üstelik bunun için uzman olmanız da gerekmiyordu. Eskiyi çıkart, yeniyi tak… Sıkılırsan yine eskiye geç…

Değiştirilebilir piller

Çıkarılabilir kapaklara sahip olmanın bir başka avantajı da anında %100 şarj için pilinizi kolayca değiştirebilmeniz. Üstelik bu telefonlar, yoğun kullanımda bile neredeyse bir hafta şarj ihtiyacı duymuyordu. Teorik olarak birkaç yedek pille, şarj cihazı olmadan bir ay boyunca seyahat edebilirdiniz.

Bunu bugünün akıllı telefonları ile, sadece tek bir hafta sonu yapmayı deneyin. Bakalım bu iki gnün ne kadarında telefonunuz kapalı kalacak…

ASCII ifadeleri

Modern emojinin öncüsü olan ASCII ifadelerini hatırlamak için çok mu gençsiniz? Eski günlerde süslü grafikler olmadan, insanlar duygularını yüzde 100 organik karakterler ve semboller kullanarak metin yoluyla iletebiliyordu.

Klasik gülen ve göz kırpan yüzlerden – 🙂 😉 – hayal kırıklığına uğramış ifadelere – -_- – ve hatta sevimli küçük hayvanlara  – <(^_^)>  – kadar, hemen her şeyi metin tabanlı simgelerle tarif edebiliyorduk.

Bugünün akıllı telefonlarından önce, "akılsız telefon" dediğimiz, fiziksel tuşlara sahip olan, dokunmatik diye bir şeyin hayalini bile kurdurtmayan cihazları kullanıyorduk. İşte o günlerde kalsa da asla unutamayacağımız 9 "akılsız telefon" özelliği... | Sungurlu Haber

Zil sesleri için para ödemek – Kendi zil sesini yapmak

Zil sesleri için ödeme yapmak bugün tamamen geride kaldı. Ancak o zamanlar monofonik şarkıların korkunç şekilde işlenmiş versiyonları için para vermeyi göze alıyorduk. Polifonik zil sesleri çıktığında (birden fazla ses kanalı ekleyerek), aklımız tamamen karıştı. Eğer o günleri hatırlıyorsanız, izlediğiniz tüm TV programlarında alt yazı olarak geçen reklamlarda “x şarkısını cebine gelsin” gibi reklamları da muhtemelen unutmamış olmalısınız.

Neyse ki, para vermek istemeyenler için kendi zil sesini hazırlama imkanı da vardı. Sadece telefonun tuşlarına basarak monofonik sesler oluşturabiliyorduk. Özel bir melodi istiyorsanız da, hangi tuşlara basarak bunu oluşturabileceğinizi söyleyen “şifreler” bulunabiliyordu.

Bugünün akıllı telefonlarından önce, "akılsız telefon" dediğimiz, fiziksel tuşlara sahip olan, dokunmatik diye bir şeyin hayalini bile kurdurtmayan cihazları kullanıyorduk. İşte o günlerde kalsa da asla unutamayacağımız 9 "akılsız telefon" özelliği... | Sungurlu Haber

Ağınızı rastgele görüntülerle değiştirme

Telefonda duvar kağıtları fikri ortaya çıkmadan çok önce, ekranların bile genellikle renkli olmadığı bir dönemde, ağ operatörünüzün adını farklı bir görselle değiştirebilirdiniz. Tabii ki belli bir ücret karşılığında… Sıkıcı operatör ismi metnini, herhangi bir logo ile değiştirebiliyorduk ve bu, kesinlikle çok havalı bir şeydi.

Kemer kılıfları

Telefonların tuğla boyutundan ve ağırlığından çok uzak olmadığı zamanlarda, bazı insanlar onları dünyanın en havalı şeyi sandıkları çirkin kemer kılıflarında taşımayı seçebiliyordu. Doğrusu bunun çok da özlenecek bir durum olduğunu söyleyemeyiz…

Bugünün akıllı telefonlarından önce, "akılsız telefon" dediğimiz, fiziksel tuşlara sahip olan, dokunmatik diye bir şeyin hayalini bile kurdurtmayan cihazları kullanıyorduk. İşte o günlerde kalsa da asla unutamayacağımız 9 "akılsız telefon" özelliği... | Sungurlu Haber

Yılan

Başlangıçta Nokia 6110’da piyasaya sürülen bu basit oyun, video oyunu tarihindeki en bağımlılık yapıcı oyunlardan biri olarak çoktan tarihe geçti bile. Yukarı, aşağı, sola ve sağa kontrollerle bir pikseli yutabilmesi için bir yılanı kontrol etmek için sayısız saat harcandı.

Yılan oyununun çeşitli halleri bugünün akıllı telefonlarında halen oynanabiliyor. Ama fiziksel tuşlarla, parmak krampları ile başa çıkmaya uğraşarak oynamanın keyfini almak mümkün değil.

Dayanıklı telefonlar

Bugünün akıllı telefonlarını düşürürseniz, onu yerden sağlam olarak alma ihtimaliniz oldukça düşük. Ancak geçmişin telefonları böyle değildi. Yerde defalarca sekse bile yerden alınıp yola devam edilebiliyordu. Onlara “takoz” denmesinin bir nedeni de bu olsa gerek. Tek dikkat etmeniz gereken, telefonu suya düşürmemekti. Tabi o zaman da yardıma, hemen pirinçle dolu bir kap yetişiyordu ve bir süre sonra telefon, hiç suya düşmemiş gibi “geri geliyordu.”

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz